Get Adobe Flash player

Mesane Kanseri

Mesane Kanseri Nedir?

Mesane kanseri en sık görülen kanser türlerinden biridir. Mesane kanserinin en önemli nedeni sigara içilmesidir, hastalık erkeleri kadınlara oranla 3 kat daha fazla etkilemektedir. 1995 yılında ABD de 50.000, Avrupada 75.000 den fazla yeni mesane kanserli hasta görülmüştür. Hastalığın en sık görülen formu idrar yolu hücrelerini kapsayan transitional cell carsinoma (TCC) dir.Bu kanser tipi tüm mesane kanseri vakalarının %90’dır. Hastalığın erken evrelerindeki tedavi yöntemi tümörün kapalı ameliyatle (TUR_MT)operasyonla çıkartılmasıdır. Fakat bu durumdaki asıl mesele kanserin tekrarlaması, nüks etmesidir. Ne yazık ki mesane kanseri nüks oranı en yüksek kanserlerden biridir ve bu sebepden doktorun hastalık nüksünü mümkün olan en kısa sürede belirleyebilmesi için hastalarını nükse karşı sistoskopi ( endoskopi ile mesane içine bakılması )sık sık kontrol etmesi gerekmektedir.

Mesane Kanserinin Belirlenmesi

Mesane Kanserinin tipik ön belirtisi gross hematuria yani idrarda kan bulunmasıdır. Bu en genel klinik bulgu hastaların yaklaşık %75 görülmektedir. Ayrıca mikroskopik hematuria (idrarda mikroskopik seviyede kan) sıklıkla görülmektedir. Hastalığın ileri evrelerinde mesane ağrısı ve dizüri yani zor ve sancılı idrar yapma da sıklıkla gözlemlenmektedir. Kanamalar karakteristik olarak ara sıra oluşmakta idrarın temiz görülmesi doktora başvurunun ertelemesine ve teşhiste gecikmelere neden olabilmektedir. Erken teşhis için açıklanamayan gross veya mikroskopik hematüri bulguları daha ileri seviyede teşhis yöntemlerini  gerekli kılmaktadır. İlk test çoğunlukla  sitoloji ve NMP22 olmaktadır. Ne yazık ki bu testlerin negatif sonuç vermesi kesinlikle mesane kanseri  olmadığı anlamına gelmez; mesanede tümör varlığı açısından en önemli inceleme sistoskopi denilen kapalı endsokopik yolla mesane içine bakılmasıdır, bu işlem tanıda altın standarttır. Tümör görüldüğünde patolojik inceleme için doku örneği alınmalıdır. Pozitif sitoloji neticisinde derhal daha yoğun bir çalışma yapılmalıdır. Hem sitojik hem de sistoskopik incelemeler sonucunda tümör hücrelerinin görülmediği durumlarda hasta programlı periodik takibe alınmalı ve periyodik testler uygulanmalı ve semptomlar gözlemlenmelidir. Eğer her iki testden birinde tümör hücresinin varlığı tesbit edilmiş ise hasta mesane kanseri tedavisine alınmalıdır.

Mevcut teşhis testlerindeki sınırlamalar : İdrar sitolojisi anormal hücrelerin idrarda araştırılması prensibine dayanmaktadır ve yoruma açıktır. Sitoloji aynı zamanda low-grade tümörler karşısında çok düşük hassaslık göstermekte, cerrahi ve ilaç tedavilerine karşı duyarlılık göstermektedir. Sistoskopi görülebilir kanserlerin belirlenmesi için çok kullanışlıdır fakat bazı tümör cinsleri belirgin kitle yapmayabilir ve görülebilen tümörün bulunmayışı hastalık bulunmaması şeklinde bir kuralın olması anlamına gelmemelidir.

Mesane tümöründe tedavi kanserin yüzeyel veya mesane kas tabakasına ilerlemiş derin olup olmamasına göre değişir. Sistoskopi de saptanan tümör TUR yöntemi ile temizlenir, kas tabakası da örneklenir. Eğer yüzeyel bir tümör ise mesane içine uygulanan kemoterapi ve immünoterapi (BCG) yöntemleri açısından hasta değerlendirilip uygun tedavi verilir. Belirli bir düzen ve aralıkla mesane içine bakılarak nüks tümör yönünden değerlendirme yapılır. Eğer mesane kas tabakasına kadar ilerlemiş kanser mevcut ise mesanenin tamamen alınması planlanır. Ameliyat olamayacak veya ameliyatile yeterli fayda sağlanamayacak hastalarda kemoterapi ile desteklenen radyoterapi planlanması uygun olacaktır.